Bu laneti üzerimden atmadan kendi basit yaşamıma dönemeyeceğim anlaşılan.
O halde hazır kimseler yokken, okunmuyorken, takip edilmiyor ve izlenmiyorken bir deneyebilirim.
Bir fikir humması var zihnimde ve beynim ısrarla titriyor.
Garip olan bunun bana bir yerlerden bulaşmış olması değil, aksine bu virüsü ben kendi zihnimde imal ettim.
Korkarım; yayılmasına daha fazla engel olamayacağım. Onu kafamın içine hapsetmiş ve dudaklarımdan çıkmasına asla izin vermezken, hay Allah nereden uyduysam blog yazma işine, bak işte bu her şeyi berbat etti.
Zira dilimi tutabilen iradem aynı derecede yazıya karşı çaresiz. Yazmak girince işin içine sahiden kalemin kemiği yok. Kelimeleri sevişim, onları cümleler halinde görme hobim ve derin fikirlere olan zaafım birleşince, aklımdaki baklayı tutamayacağım belliydi.
Her neyse; görülüyor ki bu yazı başladı ve gideceği yeri o kendisi biliyor.
Şimdilik bir kaç umudum var. Bunlardan birincisi ve en güvenilir olanı; kimseciklerin bu ıssız blog köşesini ziyaret edip benim saçma fikirlerimi okumayacağına olan inancımdır.
İkincisi ve ilkinden daha sağlamı; türk halkının (ki buna aydınlar da dahil) uzun yazıları okumayı sevmediği, bu yüzden bu yazının asla kimse tarafından okunmayacağıdır. Bunu garantiye almak için olabildiğince uzatmayı düşünüyorum ki, kimse okumasın.
Üçüncüsü ama bu da tutabilir; benim sağım ve solum. Bu ikisi hiç belli olmaz. Yani son dakikada kıvırıp yazmaktan vazgeçebilirim. Böylece sorun kalmaz.
Gelelim bunu yazmak konusunda niye bu kadar kaygılandığıma. Evet sebep çok. En başta; fikrimin yanlış olması ihtimalinde, kazara bunu okuyup etkilenen birilerinin cehennemde yanması var. Bu ihtimal beni çok korkutuyor. Kimselerin benim yüzümden ne bu dünyada ne de başka alemde acı çekmesini istemem.
Ayrıca yüksek oranda anlaşılamama durumu mevcut. Yazacağım şeyin başına şunlar gelecek. Anlatamayacağım. Anlaşılamayacağım. Yanlış anlaşılacağım. Her durumda benim için vahim.
Evet böyle. Şimdi, giriş kısmı yeterince uzamış mı diye anlamak için kaydedip bakacağım. Sonra devam ederim.
Yok uzamamış. Benimse uykum geldi. Yarın halletmem gereken bir sürü işim var. Sonra yazarım. evet evet sakin kafa değil mi? ne güzel. sağım solum nerdesiniz?